Ey kardeşim bu boynundaki yular ne ki
Sen benim kardeşim isen,ben neyim ki
Bu kendin den geçmiş sözlerin
Vardır bir şımarıklık sebebi
Kim taktı gözüne o gözlüğü,
Yada,Hangi tezgâh'ta işportaya düştü yüreğin
Ben sana üzülürüm kardeşim
Bak sana hala kardeşim derim
Ne diye bu zulüm,ne diye hala, bu kavga
Ne diye bu kadar yalan dolan
Dolanıyorsun hep durmadan
Neyin peşindesin, ekmeğin mi, insanın mı
Bu şımarıklığını izlemek geliyor içimden
Korkuyorum daha da düşeceksin dibe de
O zaman bende kurtaramayacağım seni çeksem de
Hala diyorsun benim sözüm padişahtır
Vurulmuşsun sen, kendini görmeden
Vuruyorsun da hala beni durmadan
Ey kardeşim bilmiyorsun, biz daha bilmeden
At, o, gözlükleri kardeşim
Neler oldu biz görmeden
Uzun eşşek oynarken küçükken
Büyüdün oldun böyle eşşekken
Çitlenmiş aklı veriyorsun böyle büyükken
Satamayacaksın bana da o gözlükten
Sen bunları unutmuşsun
Şımarıklığın, geçsin, bekliyorum
İçimden bir ses diyor şimdi ver yeri gelmişken
Taşı daha iyi oturtmak için yerine
Böyle midir söylemek her bildiğini doğru bilmek
Ne sandın sen kendini,ezber yaptın dinleyerek
Sandın yaracaksın baş
Kaç tane aldın yerden taş?
Senin gibiler hep eziyor baş.
diyor canım kalemim bir şiir ile
( duygu hırsızı kitabından )